Her elini uzatan zekâta müstahak olur mu?
CEVAP: Her elini uzatan zekât verilmez. Çünkü zengin olduğu halde elini mala uzatan kimseler vardır. Bu tür insanlar kıyâmet gününde –şahitlerin ayağa kalktığı ve yüz kemiklerinin göründüğü o günde- Allah korusun yüzlerinde bir parça et olmadan gelecekler. Peygamberimiz صلى اللّٰه عليه وسلم şöyle buyurdu: “Her kim malını çoğaltmak için, nisanlardan mallarını isterse; o ancak ve ancak ateş parçası ister. Artık bunun ister azını ister çoğunu dilesin.”(Muslim)
Bu münasebetle zengin oldukları halde insanlardan ısrarla isteyen bu tür insanları, hatta ehil olmadıkları halde zekât kabul eden herkesi uyarmak istiyorum ve diyorum ki: Ehil olmadığın halde zekât aldığın zaman Allah korusun haram yemiş olursun. İnsanın Allah’tan korkması gerekir. Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم şöyle buyurmuştur: “Her kim iffetli olmak isterse Allah onu iffetli kılar. Zengin olmak isteyeni Allah zengin eder.”(Buhari,Muslim) Fakat bir adam sana elini uzattığı ve onun zekât almaya ehil olduğuna kuvvetle kanaat getirdiğin zaman ona zekât verirsin. Zekât geçerlidir ve sen borcundan kurtulmuş olursun. Daha sonra onun zekâta ehil olmadığı ortaya çıksa bile tekrar zekât vermezsin.
Bunun delîli hadîste geçen sadaka veren adamın hikâyesidir. Bu adam önce sadakasını zina eden bir kadına verir. Sabahleyin insanlar: Bu gece zina eden bir kadına sadaka verilmiş diye konuşur. Adam: Kendi kendine elhamdülillah der. İkinci gece tekrar sadaka verir. Bu sefer verdiği sadaka bir hırsızın eline düşer. İnsanlar sabahleyin: Bu gece bir hırsıza sadaka verilmiş diye yine konuşmaya başlarlar. Üçüncü gece bir zengine sadaka verir. İnsanlar sabah olunca yine konuşurlar: Bu gece zengine sadaka verilmiş diye. Adam: Hırsıza, fahişeye, zengine sadaka verdiğim için Allah’a hamd olsun, der. Gece olunca rüyasında kendisine şöyle denilir: Senin sadakan kabul edilmiştir: Hırsıza verdiğin sadakana gelince, umulur ki, o sadaka sebebiyle hırsız hırsızlığından vazgeçer; temiz hayata kavuşur. Fahişeye gelince, umulur ki, bu kadın da zinasından vazgeçip, temiz ve iffetli olur. Zengin kişiye gelince, umulur ki, bu zengin de aldığı sadakadan ibret alıp utanır da, Allah 'in kendisine ihsân eylemiş olduğu zenginliğinden fakirlere infak etmeye başlar.(Buhari,Muslim)
Şu samimi niyete bak ey kardeş! Nasıl da etkili oluyor. O halde senden isteyene/dilenene onun fakir olduğunu zannederek verdiğin zaman daha sonra onun zengin olduğu ortaya çıksa bile tekrar zekât vermen
gerekmez.
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri Fetva no: 381