Şüphesiz ki yazılan şeyleri değiştirmede duanın bir etkisi vardır. Fakat dua sebebiyle meydana gelecek bu değişiklik de önceden yazılmıştır. Allah’a dua ettiğin zaman kaderde yazılmış olmayan bir şeyi istediğini zannetme. Bilakis dua da yazılıdır, dua ile hâsıl olacak şey de yazılıdır. Bu sebeple hastayı okuyan bir rukyeci görürüz, sonra da hasta şifa bulur. Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم ’in gönderdiği bir müfreze vardır. Bu müfreze bir kavmin bulunduğu yere misafir olarak konaklamak isterler. Fakat onlar müfrezeyi ağırlamak istemezler. Kaderde reislerinin yılan tarafından sokulması vardır. Reislerini okuyacak birini isterler. Müfreze sahabîler reislerini okumak için ücreti şart koşarlar. Onlara bir koyun sürüsü verirler. Bunun üzerine içlerinden biri gider ve reislerine Fatiha sûresini okur. Yılan tarafından sokulan adam, sanki bağından kurtulmuş gibi ayağa kalkar. Demek ki hastanın şifaya kavuşmasında okumanın etkisi vardır.
Okumanın etkisi vardır fakat bu kaderi değiştirmek değildir. O şifa, okumak sebebiyle yazılmıştır. Allah katında her şey kadere bağlıdır. Allah’ın izniyle sonuçlar üzerinde etkili bütün sebeplerin durumu böyledir. Sebepler de kaderde yazılıdır, sonuçlar da kaderde yazılıdır.
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri Fetva no: 62