06 Nisan 2025 Pazar
08 شوال 1446 الأحد
SABRIN DÖRT MERTEBESİ

SORU: Başına bir musibet geldiği zaman kızıp canı sıkılan kimsenin hükmü nedir?

CEVAP: Musibet halinde insanlar dört mertebe üzere bulunurlar:

Birinci Mertebe: Kızmaktır ve bunun da çeşitleri vardır (Üç çeşittir, Kalbin ameli, Dilin ameli, Uzuvların ameli) :

[1/3]Birincisi: Sanki kalbi ile Rabbine kızıyormuş ve O’nun bu takdirine öfkeleniyormuş gibi bir tutum içinde olmasıdır. Bu haramdır. Bu hali onun küfrüne yol açabilir. Allah teâlâ şöyle buyurmaktadır: “İnsanlardan kimi Allah’a yalnız bir yönden kulluk eder. Şöyle ki: Kendisine bir iyilik dokunursa buna pek memnun olur, bir de musibete uğrarsa çehresi değişir (dînden yüz çevirir). O, dünyasını da, âhiretini de kaybetmiştir.” (Hac: 11).

[2/3]İkincisi: Dili ile feryat figan etmesi ve benzeri şeyler yapmasıdır. Bu da haramdır.

[3/3]Üçüncüsü: Elleriyle yanaklarına vurması, üstünü başını yırtması, saçını başını yolması ve benzeri bir tutum içinde olmasıdır. Bu da haramdır. Bunların hepsi vâcib sabra aykırıdır.

İkinci Mertebe: Sabır mertebesidir. Şair şöyle söylemektedir:
''Sabır, ismi gibi acıdır, Sonuçları baldan tatlıdır.'' Kişi bunun kendisine ağır geldiğini görür fakat tahammül eder. Böyle bir şeyin meydana gelmesi onun hoşuna gitmez, fakat îmânını öfkeden korur. Böyle bir şeyin vuku bulması da vuku bulmaması da onun nazarında aynı değildir. Bu vâcibtir. Çünkü Allah teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Sabredin, Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal: 46).

Üçüncü Mertebe: Rıza mertebesidir. Bu mertebedeki kişi musibeti kabullenir, musibetin olup olmaması onun indinde aynıdır. Musibetin varlığı ona bir meşakkat vermez. Ona zorlanarak tahammül etmez. Bu müstehaptır. Kuvvetli görüşe göre vâcib değildir. Bu mertebe ile kendisinden önceki mertebe arasındaki fark açıktır. Çünkü musibetin varlığı da yokluğu da bunda rızâ ve kabullenme yönünden aynıdır. Öncekinde ise musibet ona zor gelir fakat sabreder.

Dördüncü Mertebe: Şükür mertebesidir. Bu, mertebelerin en yükseğidir. Bu mertebede olan kişi bu musibetin günahlarının kefaretine ve belki de sevaplarının artmasına sebep olduğunu bildiği için başına gelen bu musibete şükreder. Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم şöyle buyurmaktadır: “Mü’minin başına gelen hiç bir şey, hatta ayağına batan diken yoktur ki, Allah bunu onun günahlarının kefareti kılmış olmasın” (Buhari, Muslim)

Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri Fetva no: 64

Kategoriler
Dersler
Vahiy Mescidi
  • /ANKARA
Sitemizde yer alan içeriklerin kaynak gösterilerek paylaşılmasında mahzur yoktur.
vahiymescidi.com © 2025