Soru: Nasûh tevbe ne demektir?
Cevap: Nasûh tevbe günahtan vazgeçmek, o günahın işlenmesine pişmanlık duymak ve ebediyyen bir daha o günaha dönmemek üzere kesin karar vermekten ibaret olan üç şartın bulunduğu samimi tevbe demektir. Eğer tevbesi edilen günahta bir müslümana haksızlık sözkonusu ise mümkünse o günahtan dolayı o kimseden helâllık diler. Çünkü eğer bugün o günahtan dolayı o kimseden helâllık dilemeyecek olursa, kıyamet gününde bu haksızlığı ondan geri istenecek ve kaçınılmaz olarak kısası uygulanacaktır. Bu tür haksızlıklar hiçbir şekilde bırakılmayan türdendirler.
Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmaktadır:
"Her kimin yanında kardeşine zulmettiğinden dolayı bir hak var ise dinar ve dirhemin olmayacağı bir gün gelmeden önce bugün ondan helallık dilesin. (Çünkü o gün) eğer onun (haksızlık yapanın) iyilikleri varsa onun iyiliklerinden alınır, değilse (haksızlık yaptığı) kardeşinin kötülüklerinden alınır, ona verilir." [İmam Ahmed, Musned]
Soru: Bütün insan fertleri hakkında tevbe ne zaman sona erer?
Cevap: Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Allah'ın tevbelerini kabul edeceği kimseler kötülüğü ancak bilmeden yapanların, sonra da çarçabuk tevbe eden kimselerinkidir. İşte Allah'ın tevbelerini kabul edeceği kimseler bunlardır. Allah hakkıyla bilendir, hikmeti sonsuz olandır." (en-Nisa, 4/17)
Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem'in ashabı, işlenmesiyle Allah'a asi olunan her bir şeyin bir bilgisizlik olduğunu icma ile ifade etmişlerdir. Yapılan bu iş ister kasti olsun, ister başka türlü olsun farketmez. Yine ölümden önce olan herbir işin de "çarçabuk yapılmış" olacağını da kabul etmişlerdir. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur:
"Şüphesiz Allah kulunun tevbesini can boğaza gelinceye kadar kabul eder." [İmam Ahmed, Musned]
Bu husus pekçok hadis-i şerifte sabit olmuştur. Ancak kişi ölüm meleğini görecek ve artık ruh göğüste hırıltı çıkaracak noktaya kadar gelecek, gırtlağa kadar dayanıp, can gırtlak çıkıntısından hırıltıya sebeb olacak noktaya gelecek olursa, artık kabul edilecek tevbe zamanı geçmiş olur ve o zaman herhangi bir kurtuluş sözkonusu olmaz. Çünkü "artık kurtulma vakti geçmiştir." (Sad, 38/3)
İşte bu hal yüce Allah'ın bir önceki âyet-i kerimenin akabinde ifade ettiği şu durumdur:
"Yoksa (kabul edilen) tevbe kötülükleri işleyip, durup da nihayet onlardan birine ölüm gelip çattığında: 'Ben şimdi gerçekten tevbe ettim' diyenlerinki değildir." (en-Nisâ, 4/18)
Soru: Dünya hayatında tevbenin sona ereceği zaman ne zamandır?
Cevap: Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Rabbinin âyetlerinden biri geldiği gün, daha önce iman etmemiş yahut imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye imanı fayda vermez...” (el-En’âm, 6/158)
Sahih-i Buhari’deki rivayete göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Güneş (batıdan) doğup insanlar da iman edince, işte “kimseye imanın fayda vermeyeceği zaman o zamandır.” Peygamber daha sonra âyeti okudu.
Ana hadis kitaplarında olsun, başkalarında olsun, Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem Efendimizden bu anlamda bir çok sahabiden rivayet edilmiş pek çok hadis-i şerif vardır.
Safvan b. Assâl dedi ki: Resulullah Sallallahu aleyhi vesellem i şöyle buyurken dinledim:
“Gerçek şu ki; yüce Allah, tevbe için batı tarafında genişliği yetmiş yıl(lık mesafe) olan bir kapı açmış bulunmaktadır. Güneş o kapıdan doğmadıkça kapatılmayacaktır.'' Bu hadisi sahih olduğunu belirterek Tirmizi ve ayrıca Nesai ve İbn Mace de uzunca bir hadisin bir bölümü olarak rivayet etmişlerdir.
SORULU CEVAPLI İSLAM AKÂİDİ
Hafız b. Ahmed el-Hakemî