06 Nisan 2025 Pazar
08 شوال 1446 الأحد
Büyücülük, Sihri çözmek ve Rukye Hakkında

Soru: Sihirin ve sihirbazın (büyünün ve büyücünün) hükmü nedir?

Cevap: Sihir varlığı gerçek olan ve kevnî kadere denk düşmesiyle birlikte tesiri de bulunan bir iştir. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "İkisinden kendisi ile koca ve karısının arasını ayıracak şeyler öğrenirlerdi. Allah'ın izni olmadıkça onunla hiçbir kimseye zarar verebilecek değillerdi." (el-Bakara, 2/102) Büyünün tesirli olduğu sahih hadislerde sabittir.

Büyücüye gelince, eğer onun yaptığı büyü çeşidi el-Bakara suresindeki âyetin açıkça belirttiği üzere şeytanlardan alınan bir büyü ise bu kimse kâfirdir. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Halbuki o iki melek: 'Biz ancak imtihan içiniz. Sakın küfre girme' demedikçe kimseye büyü öğretmezlerdi... Onlar ise kendilerine zarar verecek ve fayda sağlamayacak şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun ki onlar büyüyü satın alan kimsenin âhirette bir nasibi olmadığını muhakkak biliyorlardı..." (el-Bakara, 2/102) ve diğer âyetler bunu gerektirmektedir

Soru: Büyücünün cezası nedir?
Cevap: Tirmizi, Cündeb'den şöyle dediğini rivayet etmektedir: Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki: "Sihirbazın cezası kılıçla bir darbedir." Tirmizi bu hadisin mevkuf rivayetinin sahih olduğunu belirtmiş ve şunları söylemiştir: Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'in ashabından ve başkalarından olan bazı ilim adamlarına göre uygulama buna göre yapılır. Bu aynı zamanda Malik b. Enes'in de görüşüdür. Şafiî -yüce Allah'ın rahmeti üzerine olsun- şöyle demiştir: Sihirbaz yaptığı sihirler neticesinde küfre ulaşacak şeyler yaptığı takdirde öldürülür. Eğer yaptığı şeyler küfürden daha alt bir mertebede ise onun öldürüleceği kanaatinde değildir. Sihirbazın öldürüleceği Ömer, oğlu Abdullah, kızı Hafsa Radıyallahu anha, Osman b. Affan, Cündeb b. Abdullah, Cündeb b. Ka’b, Kays b. Sa’d, Ömer b. Abdu'l-Aziz, Ahmed, Ebu Hanife ve başkalarından sabit olmuş bir görüştür. -Allah hepsine rahmet eylesin-

Soru: Nüşra (sihri çözmek) ve hükmü nedir?
Cevap: Nüşra büyülenmiş kimseden büyüyü çözmek demektir. Eğer bu o büyü gibi bir büyü vasıtası ile yapılacak olursa, bu da şeytanın amelindendir. Şâyet meşru olan rukye ve teâvizlerle (okumalarla) olursa bunda bir mahzur yoktur.

Soru: Meşrû’ olan rukye nedir?
Cevap: Katıksız olarak kitab ve sünnetten gelen ve arapça olan her bir sözdür. Ayrıca rukye yapan kişi de, kendisine rukye yapılan kişinin de rukyenin etkisinin ancak yüce Allah'ın izni ile olacağına inanması da şarttır. Çünkü Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'e Cebrail Aleyhisselam rukye yapmış bulunmaktadır. Kendisi de ashab-ı kiram'dan pekçok kimseye rukye yapmış  onların rukye yapmalarını reddetmemiş hatta onlara bu işi yapmalarını emrederek  onlara bunun karşılığında ücret almalarını helal görmüştür. Bütün bunlara dair rivayetler Buhârî, Müslim ve başkalarında yer almaktadır.

Soru: Yasak olan rukyeler nelerdir?

Cevap: Bunlar kitap ve sünnetten olmayan ve arapça olarak okunmayan rukyelerdir. Aksine bu gibi rukyeler şeytanın işlerinden olup, onun başkalarını istihdam etmesi ve hoşuna gidecek şeylerle şeytana yakınlaşmak kabilindendir. Nitekim pek çok deccal (yalancı), sahtekâr ve hurafecinin yaptığı bu kabildendir. Bunların bir çoğu heykel ve tılsım kitablarına bakar. Şemsu'l-Maarif, Şumûsu'l-Envar Gizli ilimler hazinesi ve benzeri İslam düşmanlarının İslamdanmış gibi gösterdiği kitablar bu kabildendir. Oysa bunların İslamla hiçbir alakaları yoktur. İslam ilimleri ile uzaktan yakından bir ilişkileri bulunmamaktadır. Nitekim biz bu hususu Şerhu's-Süllem adlı eserimizde ve başkalarında açıklamış bulunuyoruz.

SORULU CEVAPLI İSLAM AKÂİDİ
Hafız b. Ahmed el-Hakemî

Kategoriler
Dersler
Vahiy Mescidi
  • /ANKARA
Sitemizde yer alan içeriklerin kaynak gösterilerek paylaşılmasında mahzur yoktur.
vahiymescidi.com © 2025