İnsan abdest aldığı ve azalardan birini unuttuğu zaman bunu kısa zamanda hatırlarsa onu hemen yıkar ve ondan sonrakini yıkar. Mesela bir şahıs abdest alır, sol kolunu yıkamayı unutur ve sağ kolunu yıkadıktan sonra başına ve kulaklarına mesh eder, sonra ayaklarını yıkarsa ve ayaklarını yıkamayı bitirdiği zaman sol kolunu yıkamayı unuttuğunu hatırlarsa ona deriz ki: Sol kolunu yıka, başını ve kulaklarını mesh et ve ayaklarını yıka. Tertibin yerine gelmesi için ona başını ve kulaklarını tekrar mesh etmesini ve ayaklarını tekrar yıkamasını emrettik.
Çünkü abdestin Allah’ın sıraladığı tertibe göre alınması gerekir. Allah teâlâ şöyle buyurmuştur: “Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı mesh edip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın.” (Mâide: 6).
Fakat uzun bir süre geçtikten sonra hatırlarsa abdestin aslını yeniden alması gerekir. Mesela bir kimse sol kolunu yıkamayı unutsa, sonra abdestinin sonuna gelse ve uzun müddet geçinceye kadar gitse, sonra sol kolunu yıkamadığı aklına gelse, peş peşe yıkama ilkesini terk etmiş olduğu için abdestini baştan itibaren yeniden alması gerekir. Çünkü abdest azalarını peş peşe yıkamak abdestin sahîh olması için şarttır. Fakat bilinmelidir ki, yıkayıp yıkamadığından şüphe ederse, yani abdestinin sonuna geldikten sonra sol kolunu veya sağ kolunu yıkayıp yıkamadığından şüpheye düşerse veya ağza ya da buruna su verip vermediğinden şüphe ederse artık bu şüpheye iltifat etmez. Bilakis devam eder ve namazını kılar. Namazına engel bir şey yoktur. Çünkü ibâdetlerde o ibâdet sona erdikten sonra ortaya çıkan şüpheye itibar edilmez. Eğer itibar edilir dersek insanların önüne vesvese kapısı açılmış olur. Herkes ibâdetinde şüpheye düşer. İbâdetin bitiminden sonra meydana gelen şüpheye iltifat edilmemesi ve insanın buna ilgi göstermemesi Allah’ın bir rahmetidir. Ancak abdeste halel getirici bir eksikliğin olduğunda kesin olarak emin olursa onu telafi etmesi gerekir. Allah en iyi bilendir.
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri 139