Arkadan yel çıktığı zaman bu abdesti bozar. Çünkü Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم şöyle buyurmaktadır: “Bir kimse ses İşitmedikçe veya koku duymadıkça namazdan çıkmaz.” (Buhari, Muslim) Fakat bu, tahâretlenmeyi gerektirmez. Yani bundan dolayı fercin yıkanması icap etmez. Çünkü yıkanmasını gerektirecek bir şey çıkmamıştır. Buna göre yel çıktığı zaman abdest bozulur ve insanın sadece abdest alması yeterlidir. Yani ağzına, burnuna su vererek yüzünü, dirseklerine kadar ellerini yıkaması, başını ve kulaklarını mesh etmesi ve topuklarına kadar ayaklarını yıkaması yeterlidir.
Burada pek çok kimsenin gözünden kaçan bir mes’eleye dikkat çekmek istiyorum: Bazı kimseler namaz vakti girmeden önce büyük abdest veya küçük abdest bozuyor, sonra tahâretleniyorlar. Namaz vakti girdiği ve abdest almak istedikleri zaman zannediyorlar ki tekrar tahâretlenmeleri ve ferclerini ikinci defa yıkamaları gerekir. Bu doğru değildir. Çünkü çıkacak şey oradan çıktıktan sonra insan fercini yıkadığı zaman artık o mahal temizlenmiş olur. Temiz olduğu zaman artık tekrar yıkanmasına ihtiyaç yoktur. Çünkü su ile veya taşla tahâretlenmenin bilinen şartlarıyla birlikte gerçekleştirilmesinden maksat o bölgenin temizlenmesidir. O bölge temizlendiği zaman ikinci bir defa oradan herhangi bir şey çıkmadıkça necâset geri gelmez.
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri 132