Sünnet olmanın hükmü ihtilâflıdır. Bu görüşlerin içinde doğruya en yakın olanı erkekler için vâcib, kadınlar için sünnet olmasıdır. Hükmünün farklı olmasının sebebi, erkekler için bunda bir maslahat olmasıdır. Bu maslahat/yarar namazın şartlarından biri olan tahâret şartıyla ilgilidir. Çünkü sünnet derisi yerinde kaldığı zaman idrar haşefe deliğinden çıktığında bir kısmı orada kalıp birikir, bu da ya yanmaya veya iltihaba sebep olur veya hareket ettikçe bir miktarı dışarı çıkarak necâsete sebep olur.
Kadının sünnet edilmesindeki maksat ise ondaki şehveti azaltmaktır. Bu bir kemâl sahibi olma isteğidir. Bunda pisliğe ve hastalığa engel olma gayesi yoktur.
Âlimler sünnet olmanın vâcib olması için sünnet olacak kişinin canının tehlikeye girmesi korkusunun olmamasını şart koşmuşlardır. Canın tehlikeye girmesinden veya hastalanmasından korkarsa sünnet olmak ona vâcib değildir. Çünkü vâcibler, acizlikle birlikte veya telef olma ya da zarar görme korkusuyla birlikte vâcib olmaktan çıkarlar.
Erkeklerin sünnet olmalarının vâcib olduğunun delîlleri şunlardır:
Birincisi: Müslüman olan kimselerin sünnet olmalarını emrettiğine dair Rasûlullah صلى اللّٰه عليه وسلم ’den çeşitli hadîsler gelmiştir. (İmam Ahmed, Musned) Emir de asıl olan vâcibliktir.
İkincisi: Sünnet Müslümanlarla Hıristiyanları birbirinden ayırt eden bir vasıftır. Öyle ki Müslümanlar savaş alanlarında kendi ölülerini sünnetli olmalarından tanırlar. Dediler ki sünnet, ayırt edici bir alamettir. Bir şey alamet olduğu zaman Müslümanı kâfirden ayırt etmenin vâcibliğinden dolayı vâcib olur. Bu sebeple kâfirlere benzemek haram kılınmıştır. Çünkü Rasûlullah صلى اللّٰه عليه وسلم şöyle buyurmuştur: “Kim bir topluluğa benzerse o da onlardandır.” (İmam Ahmed, Musned)
Üçüncüsü: Sünnet olmak vücuttan bir şeyi kesmektir. Vücuttan bir şeyi kesmek haramdır. Haram ancak vâcib bir şey sebebiyle mubah olur. Buna göre sünnet olmak vâcibtir.
Dördüncüsü: Yetimi velîsi sünnet ettirir. Bu ona ve malına zarar vermektir. Çünkü sünnetçiye ücret verecektir. Eğer vâcib olmasaydı bu şekilde onun malına ve bedenine zarar vermesi câiz olmazdı.
Bu aklî ve naklî delîller erkeklerin sünnet olmalarının vâcib olduğuna delâlet etmektedirler.
Kadınlara gelince onların sünnet olmalarının vâcibliğinde ihtilâf vardır. En kuvvetli görüşe göre sünnet olmak kadınlara değil erkeklere vâcibtir. Bu konuda zayıf bir hadîs vardır. O hadîs de şudur: “Sünnet olmak, erkekler hakkında sünnet, kadınlar hakkında soylu bir davranıştır.” (Ebu Davud) Bu hadîs sahîh olsaydı bu konuda son söz olurdu.
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri 135