İnsanın eşyayı kavrayabilecek bir aklı olup da vücup ehliyeti bulunduğu zaman Allah teâlâ ona birtakım ibâdetleri farz kılmıştır. Aklı olmayan kimsenin şer‘î yükümlülükleri yerine getirmesi gerekmez. Bu sebeple mecnun mükellef değildir, ayırt etme gücü olmayan çocuk mükellef değildir ve ergenlik çağına girmeyen kimse mükellef değildir. Bu, Allah’ın bir rahmetidir. Delilik derecesine ulaşmayacak şekilde aklını yitirmiş bunak da böyledir, hafızasını kaybetme noktasına gelmiş yaşlı da böyledir. Buna namaz ve oruç farz değildir. Çünkü o, hafızasını kaybetmiştir, doğruyu yanlışı ayırt edemeyen çocuk mertebesindedir. Yükümlülükler ondan düşer, bunları yerine getirmesi gerekmez.
Mali yükümlülüklere gelince, hafızasını kaybetse bile bu yükümlülükler onun malı üzerine vâcibtir
Mesela zekât, onun malının zekâtının verilmesi farzdır. Velîsinin onun malından zekâtı vermesi gerekir. Çünkü buradaki farzlık malla ilgili bir farzlıktır. Nitekim Allah teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Onların mallarından sadaka al ki, onunla kendilerini temizlersin, tertemiz edersin.” (Tevbe: 103). Onlardan al demedi, “onların mallarından al” dedi. Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم Muâz b. Cebel radıyallahu anh’i Yemene gönderdiği zaman ona şöyle dedi: “Onlara Allah’ın kendilerine mallarında zenginlerinden alıp fakirlerine vereceğin sadakayı farz kıldığını öğret.” (Buhari, Muslim) Buna göre hafızasını kaybetmiş kişiden mali yükümlülükler düşmez. Namaz, abdest ve oruç gibi bedeni yükümlülüklere gelince böyle kimselerden bunlar düşer, çünkü akıl edemezler.
Bir hastalıktan veya benzeri bir sebepten dolayı bayılıp aklını kaybeden kimseye gelince ilim sahiplerinin çoğuna göre ona namaz farz değildir. Hasta bir veya iki gün baygın kalmışsa ona kaza gerekmez. Çünkü aklı yoktur. Onun durumu uyuyan kimsenin durumu gibi değildir. Uyuduğu için namazını geçiren kimse hakkında Nebî صلى اللّٰه عليه وسلم şöyle demiştir: “Kim uyuduğu veya unuttuğu için namazını geçirirse hatırladığı zaman kılsın.” (Buhari, Muslim) Çünkü uyuyan kişinin idraki yerindedir. Yani uyandırıldığı zaman uyanabilir. Baygınlık geçiren kimse ise uyarılsa bile uyanamaz. Sebepsiz yere bayılan kimsenin durumu budur. Ancak haşhaş gibi uyuşturucu bir şey alarak bayılmasına kendisi sebep olmuşsa baygınlığı esnasında geçirdiği namazı kaza eder. En iyi bilen Allah’tır.
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri 185