Vaktinde kıldığı diğer namazlarının hükmü nedir?
CEVAP: Erkence uyuma imkânına sahip olduğu için sabah namazını vaktinde kılmaya muktedir olduğu halde namazın vaktini erteleyen kimsenin bu namazı kendisinden kabul edilmez. Çünkü bir adam hiçbir mazereti olmaksızın namazı vaktinden erteler de daha sonra kılarsa bu namaz kendisinden kabul edilmez. Nebî صلى اللّٰه عليه وسلم şöyle buyurmuştur: “Kim bizim dînimizde olmayan bir iş yaparsa o reddedilir.” (Muslim) Namazı vaktinde kılmayıp kasten erteleyen kimse Allah’ın ve Rasûlünün emrine uygun olmayan bir iş yapmış olur ve bu iş ondan reddedilir, kabul edilmez.
Fakat bir kimse ben uyuyorum diyebilir. Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم dedi ki: “Kim uyuduğu veya unuttuğu için namazını geçirirse hatırladığı zaman kılsın. Bu namazın bundan başka keffareti yoktur.” (Buhari)
Biz deriz ki: Erken uyanmak için erken yatma imkânı olduğu zaman veya kendisini uyandıracak bir saati bulunduğu zaman veya kendisini uyandıracak kişiye talimat verdiği zaman böyle bir kimsenin namazını geciktirmesi ve kalkmaması namazı vaktinden kasıtlı olarak te’hîr etmek sayılır ve onun namazı kabul edilmez. Vaktinde kıldığı diğer namazlara gelince bunlar makbuldür.
Ben bu münasebetle şunu söylemek itiyorum: Bir Müslümanın Allah’a yapacağı ibâdetini Allah’ın razı olacağı şekilde yapması gerekir. Çünkü bu dünya hayatında sadece Allah’a ibâdet etmek için yaratılmıştır. Ölümün ne zaman karşısına çıkacağını ve âhiret âlemine, içinde amelin olmadığı ceza dünyasına ne zaman intikal edeceğini bilemez. Nitekim Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم şöyle buyurmaktadır: “İnsan öldüğü zaman ameli kesilir. Sadece şu üç şeyden dolayı kesilmez: Sadakayı cariye, yararlı bir ilim ve kendisine dua eden bir evlat.” (Muslim)
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri 188