Bir kimse necis bir elbise ile namaz kıldığı, necâset bulaştığını ancak namazı kıldıktan sonra öğrendiği veya namazı kılmadanönce bilip de ancak namazı bitirdikten sonra hatırladığı zaman namazı sahîh olur. Bu namazı iade etmesine gerek yoktur. Çünkü bu yasağı bilmeden veya unuttuğu için işlemiştir. Allah teâlâ bize şöyle dua etmemizi öğretmiştir: “Ey Rabbimiz, eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme!” (Bakara: 286). Allah teâlâ bu duaya: “Öyle yaptım” diye icâbet etmiştir. (Muslim) Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم bir gün ayakkabılarıyla namaz kılıyordu. Ayakkabılarında necaset vardı. Namaz kılarken Cebrail gelip ayakkabılarında necaset olduğunu kendisine haber verince Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم namazını kılarken ayakkabılarını çıkardı (Ebu Davud) ve namazını yeniden kılmadı. Bu hadîs, necâsetin varlığını namaz esnasında öğrenen kimsenin, namazda olsa bile o necâseti gidereceğinin ve necâseti giderdikten sonra avret yerinin kapalı kalması mümkün olduğu zaman namaza devam edeceğinin delîlidir.
Pislik olduğunu unutup da namaz esnasında hatırlayan kimse de avret yeri kapalı kaldığı bu pis elbiseyi çıkartacaktır. Namazı bitirdikten sonra necaset olduğunu hatırlarsa veya namazı bitirdikten sonra necaset olduğunu öğrenirse artık o namazı tekrar kılması gerekmez, kıldığı namaz sahîhtir. Abdest almayı unuttuğu halde namaz kılan kişi böyle değildir. Mesela abdesti kaçmıştır ve abdest almayı unutmuş, sonra namaza durmuş ve namazı bitirdikten sonra abdest almadığını hatırlamıştır. Böyle bir kişinin abdest alması ve namazı tekrar kılması gerekir. Aynı şekilde bir kimse cenabet olsa ve bunu da bilmese durum yine aynıdır. Mesela geceleyin ihtilam olsa ve ihtilam olduğunu bilmediği için de gusletmeden sabah namazını kılsa, gündüz olunca da elbisesinde geceden kalma bir meni görse bu kişinin hemen gusletmesi ve namazını iade etmesi gerekir.
Bu mes’ele ile birinci mes’ele arasındaki fark, birincisinde necâsette yasaklanan şeyin terki söz konusu iken ikincisinde yani abdest ve gusülde emredilen şeyin terk edilmesi söz konusudur. Emredilen şeyin yapılması, insanın yerine getirmesi gereken icat edilecek bir şeydir. İbâdet ancak onun varlığıyla tamam olur. Necâsetin izale edilmesi ise yok edilecek bir şeydir, namaz ancak onun yokluğuyla tamam olur. Yok edilmesi gereken şey namaz halinde unutkanlık veya bilmemek sebebiyle var olduğu zaman bunun namaza bir zararı olmaz. Çünkü bu, namazda hâsıl olması istenen bir şeyin husulüne mani değildir.
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri 213