SORU: Annesi namına haccetmesi için bir şahsı vekil tayin eden kimse daha sonra bu şahsın başka pek çok kişiden daha vekâlet aldığını öğrendiği zaman hüküm ne olur? Bize bu konuda bilgi veriniz, Allah size mağfiret etsin.
CEVAP: Bir kimsenin tasarruflarında basiretli davranması, dîninde güven duymadığı bir şahsı vekil yapmaması gerekir. Şöyle ki, vekâlet vereceği şahsın güvenilir ve vekâlet verdiği bu gibi bir konuda lazım olan bilgileri bilmesi gerekir. O halde ölen annen veya baban adına haccetmesi için vekâlet vermek istediğin zaman insanların içinden ilmine ve dînine güvendiğin birisini seçmen gerekir. Çünkü insanların çoğu haccın hükümleri konusunda büyük bir cehalet içinde bulunuyorlar. Kendileri güvenilir kimseler olsa bile gerektiği şekilde haccı eda edemiyorlar. Fakat bunun kendilerine vâcib olduğunu zannediyorlar. Çoğu zaman yanlış yapıyorlar. Bu gibi kimselere bilgilerinin eksikliğinden dolayı hac vekâleti vermemek gerekir. İnsanlardan bazılarının da bilgileri vadır, fakat güvenilirlikleri yoktur.
Güvenilirliklerindeki ve dînlerindeki zayıflık sebebiyle haccın menasikinde söyledikleri ve yaptıkları şeylere özen göstermediklerini görürsün. Böyle kimselere de hac vekâleti vermemek gerekir. Bir şahsı kendi adına haccetmesi için vekil yapmak isteyen kimsenin bilgi ve güvenilirlik yönünden en faziletli bulduğu kişiyi tercih etmesi gerekir. Ta ki ondan istediği şeyi en güzel şekilde eda etsin.
Soruyu soranın, annesi namına haccetmesi için vekâlet verdiğini ve daha sonra vekâlet verdiği kişinin aynı konuda başkalarından da vekâlet aldığını işittiğini söylediği bu adam bekler. Belki bu adam başkalarından aldığı bu vekâletleri yerine getirecek isanlar görevlendirmiş olabilir de onun verdiği vekâlet görevini kendisi yerine getirmiş olabilir. Fakat bir kimsenin böyle bir şey yapması câiz olur mu? Yani bir kimsenin hac ve umre konusunda birden fazla kişiden vekâlet alması sonra bu görevi doğrudan kendisi yapmayıp da başkalarını görevlendirmesi câiz olur mu?
Cevap olarak biz deriz ki Bu câiz değildir, helal değildir. Bu, başkasının malını haksız yere yemektir. Bu konuyu ticaret haline getiren pek çok kimsenin çok sayıda hac veya umreyi kendileri yapmak üzere vekâlet aldıklarını fakat daha az bir ücretle bu iş için başka şahısları görevlendirdiklerini görürsün. Onlar bu yolla haksız kazanç elde ederler ve kendilerine hac ve umre görevini veren kimselerin razı olmadıkları kimselere vekâlet verebilirler. Bir kimsenin Müslüman kardeşleri ve kendisi hakkında Allah’tan korkması gerekir. Çünkü bu yolla elde ettiği kazanç haksız kazançtır. Çünkü kardeşleri tarafından haccı veya umreyi eda edecek diye kendisine güvenilen bir kimsenin bu işle başkalarını görevlendirmesi câiz değildir. Çünkü kendisine hac ve umre vekâletini veren kimseler belki bu başkalarına razı olmayacaklardır.
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri 452