Canlanıp gücünü toplayıncaya kadar ihramlı olarak kalır. Ancak ihrama girerken: “Bir engelle karşılaşırsam engelle karşılaştığım yer, ihramdan çıkma yerim olsun” diye şart koştuğu zaman ihramdan çıkabilir ve kendisine ne umre, ne veda tavafı, hiçbir şey lazım gelmez. İhrama girerken böyle bir şey söylemediği ve iyileşme umudu olmadığı zaman ise ihramdan çıkar ve imkân bulduğu zaman fidye olarak bir kurban keser. Çünkü Allah teâlâ şöyle buyurmuştur: “Hac ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer bunlardan alıkonursanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Bununla beraber bu kurban, kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.” (Bakara: 253). Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم Hudeybiye umresini yapmaktan alınonulduğu zaman hedy kurbanını kesti ve ihramdan çıktı.
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri 453