06 Nisan 2025 Pazar
08 شوال 1446 الأحد
Zekâtın farz olmasının şartları nelerdir?

Zekâtın farz olmasının şartları şunlardır: Müslüman olmak, özgür olmak, nisaba mâlik olmak ve nisapta devamlılık ve toprak ürünleri hariç nisap miktarı malın üzerinden bir sene geçmek. *hariç olmakla kastedilen süredir.

Müslüman olmak: Kâfirin zekât vermesi vâcib/farz değildir. Zekât adıyla verse bu onlardan kabul edilmez. Çünkü Allah teâlâ şöyle buyurmaktadır: “İnfakların onlardan kabul olunmamasına sebep, gerçekte Allah'a ve Rasûlüne inanmamaları, namaza ancak üşene üşene gelmeleri, verdiklerini de ancak istemeye istemeye vermeleridir.” (Tevbe: 54). Bizim, kâfire zekât vâcib değildir, verse bile kabul edilmez sözümüz, âhirette affedilecekleri anlamına gelmez, bilakis bundan dolayı cezalandırılacaklardır. Çünkü Allah teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Her nefis kendi kazancına bağlıdır. Ancak amel defterleri sağından verilenler hariç. Onlar cennettedirler, sorup dururlar. Suçluların durumunu. "Nedir sizi Sekar'a sokan?" diye. Suçlular der ki: "Biz namaz kılanlardan değildik." "Yoksula da yedirmezdik." "Boş şeylere dalanlarla dalar giderdik." "Ceza gününü yalanlardık." "Nihayet bize ölüm gelip çattı."” (Müddessir:38–47). Bu ayetler, kâfirlerin İslâm’ın fürûunu ihlal etmelerinden dolayı azâb edileceklerinin delîlidir.

Özgür olmak: Çünkü kölelerin malı olmaz, onların malları efendilerinindir. Çünkü Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم şöyle buyurmuştur: “Kim malı olan bir köleyi satarsa müşteri şart koşmadıkça bu mal satıcınındır.”(Buhari,Muslim)
Demek ki onun zekât vermesini gerektirecek bir malı yoktur. Onun temlik yoluyla mülk sahibi olduğu farz edilse bile sonunda bu mal efendisine kalır. Çünkü efendisinin onu elinden alma hakkı vardır. Buna göre onun mülkiyetinde bir noksanlık vardır. Hürlerin mallarında olduğu gibi bir istikrâr yoktur.

Nisâba mâlik olmak: Bunun anlamı, kişinin yanında dînin belirlediği nisaba ulaşan bir malın olmasıdır. Bu miktar maldan mala değişir. Bir kimsenin yanında nisap miktarı mal yoksa ona zekât vâcib değildir. Çünkü onun malı yardımlaşmayı kaldıramayacak kadar azdır. Hayvanlarda nisabın başlangıcı ve sonu bellidir. Diğer mallarda ise sadece başlangıcı/asgarisi bellidir, fazlası üzerinden zekâtın hesabı yapılır.

Malın üzerinden bir yıl geçmesi: Çünkü malın üzerinden bir sene geçmeden zekât mecburiyeti zengine zarar verir. Bu sürenin bir seneden fazla olması ise zekât ehline, zekât alacak kimselere zarar verir. Zekâtın vâcib olması için muayyen bir zamanın belirlenmesi şerîatın hikmetlerindendir. Bu zaman bir senedir. Bu sürenin bir sene ile bağlanması, zenginlerin hakkı ile zekât alacak kimselerin hakkı arasında bir dengedir. Buna göre eğer bir insan mesela ölse veya bir sene dolmadan malı telef olsa zekât düşer. Ancak bir seneyi tamamlama şartından şu üç şey istisna edilir:
Ticari kazançlar, yılın altı ayını otlaklarda geçiren hayvanların doğurdukları yavrular ve öşre tabi toprak ürünleri. Ticari kazançların aslının/sermayesinin bir seneyi doldurmuş olması yeterlidir. Saime hayvanların, otlak hayvanlarının annelerinin bir seneyi doldurması yeterlidir. Toprak ürünlerinde ise ürünün kaldırılma vakti esas alınır. Bunlar meyveler ve tahıl ürünleridir.

Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru ve Cevaplarla İslâm’ın Rukünleri Fetva no: 354

Ek: 

Altın ve gümüşün nisabı nedir? Nebî صلى اللّٰه عليه وسلم ’in ölçeği kaç kilogram gelir?
CEVAP: Altının nisabı yirmi miskaldir. Bu, seksen beş grama eştir. Gümüşün nisabı ise yüz kırk miskaldir. Bu da Suudi gümüş dirhemiyle elli altı riyaldir. Peygamber صلى اللّٰه عليه وسلم ’in ölçeği ise iki kilo kırk gram iyi buğdaydır.   No: 363

Bir adamın kızları var. Onlara ziynet olarak takı takmış ve bunların toplam miktarı nisaba ulaşıyor. Hâlbuki ayrı ayrı tek başlarına nisaba ulaşmıyor. Hepsinin toplayıp zekâtını vermesi gerekir mi?
CEVAP: Bu ziynetleri kızlarına ödünç olarak verdiği zaman bunlar kendi mülküdür. Bu takdirde hepsini toplaması ve nisap miktarına ulaştığı zaman zekâtını ödemesi gerekir. Bunları kızlarına onların malı olsun diye vermişse o zaman her birinin diğeriyle toplanması gerekmez. Çünkü her biri diğerinden bağımsız olarak kızlarının mülküdür. Buna göre bir tanesi nisap miktarına ulaştığı zaman onun zekâtını verir, yoksa vermez. No: 364

Kategoriler
Dersler
Vahiy Mescidi
  • /ANKARA
Sitemizde yer alan içeriklerin kaynak gösterilerek paylaşılmasında mahzur yoktur.
vahiymescidi.com © 2025